Şuanda Okuduğunuz İçerik
Doğayı Katlediyoruz ve Dünyaya Zarar Veriyoruz

Doğayı Katlediyoruz ve Dünyaya Zarar Veriyoruz

Bana Dünya’nın tanımını yapın deseydim ilk aklınıza gelen cevap ne olurdu? Küresel Isınmanın farkında mıyız? Ve daha bir çok sorunun cevabı aşağıda..

Dünyanın tanımına vereceğim ilk cevap ” Yuvamız ” olurdu. Yaşadığımız evrende ve samanyolu galaksisinde ki tek yuvamız, evimiz… Bilim insanları ve astronotlar her ne kadar teleskoplarla bir başka gezegenleri gözetleselerde ve onların bize ulaşan renkleri ile ne tür gaz ve atomlardan oluştuğunu ve yaşanabilir olup olmadığını tartışsada üzülerek söylüyorum ki oraya gidebilecek bir teknolojimiz yok… Ve o teknolojiyi yapana kadar da insanoğlunun soyunun tükenmeyeceğinin garantisi de yok…

Geçenlerde Stephen Hawking‘in “Küresel Isınma Yoktur!” diyen ahmaklara özel verdiği cevabını ve yorumunu okudum. Gerçekten hayran kaldım. Cevap çok basit. Eğer küresel ısınmanın olmadığını düşünüyorsanız bir zamanlar dünyamız gibi olan ve daha önceden yaşanabilir bir gezegen olan Venüs‘e gidin ve görün!

Venüs sülfirik asit bulutlarıyla çevrilidir. Bu da güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşmasını engellemektedir. Bu durumun Venüs’ü Dünya’dan daha soğuk bir yer yapabileceğini düşünebilirsiniz. Ne de olsa güneş ışınları yeryüzüne ulaşmıyor.. Ancak durum hiç öyle değil; aksine Venüs güneşe uzak ikinci gezegendir; ancak güneşe en yakın olan Merkür‘den daha da sıcaktır. Venüs’ün yüzeyi kurşunu eritecek derecededir. (Kurşun 327,5°C de erimektedir.)

Küresel ısınmaya ve bu sıcaklığa neden olan olay ve şuan ki durumun özeti nedir?

Aslında sorunun cevabı basit bulutlar arasından gelen küçük derecede sıcaklığın bile geri çıkamamasıdır… Yani enerji akımı yoğun bir karbondioksit atmosferince engellenir. Karbondioksit yani kısaca CO2 gazı sıcaklığı içinde tutan boğucu bir battaniye gibidir. Bu da Venüs’ü kontrolden çıkmış sera etkisinde bırakmaktadır.

Venüs’te kimsenin kömür yaktığı ya da benzin canavarı araçlar kullandığı yok. Doğa, bir çevreyi akıllı bir yaşama gerek duymadan da yok edebilir. Ya da bir başka teoride insanoğlu ilk yaratıldığında asıl evimiz belki de Venüs idi. Daha sonra insanların orayı yok edişi ve azınlığın da Dünya’ya kaçışı ve yeni bir yaşam başlatılması olabilir. Çünkü Venüs’ü şuan inceleyemiyoruz. Bulutlar yüzünden uzaydan Venüs’ün yeryüzüne bakamıyoruz.

Venüs Araştırmaları

Venüs’e 1982 yılında Sovyetler Birliği tarafından başarıyla indirilen ilk araç Venera 13, Venüs’ün sıcaklığına en fazla 2 saat dayanabilmiş ve aşağıda sizle paylaştığım fotoğrafı bize gönderebilmiştir. Ancak bu bize yeterli araştırma yapma imkanı vermiyor. Kim bilir belki o sıcaklıkta yaşamaya evrimleşebilen başka bir insanlık türü ya da varlıklarda olabilir.

Venera 13’ün 1982 Yılında Dünya’ya Gönderdiği Fotoğraf

Bilim adamlarının araştırmalarına göre Venüs ve Dünya’nın başlangıçta karbon oranları aynıydı. Dünya yani şuanda yaşadığımız gezegen insan ve hayvan tarafından yaşamaya elverişli ancak Venüs son derece tehlikeli bir yer haline geldi. Bunun nedeni karbon elementiydi.

Venüs’te karbonun neredeyse tamamı karbondioksit olarak atmosferde gaz halindedir. Dünya’da ki karbonun ise çoğu, çağlar boyunca karbonlaşmış sağlam kaya mahzenlerine depolanmıştır. İngiliz kanalı kıyısında ki Beyaz Dover Yamaçları örneğinde olduğu gibi.

Beyaz Dover Yamaçları

Eğer hiç CO2 olmasaydı, Dünya donuk halde olurdu. Şimdinin iki katı olsaydı Dünya aşırı derecede sıcak bir yer olurdu. Fakat yine de Venüs kadar sıcak olamazdı; hatta yaklaşamazdı bile. Çünkü o gezegenin okyanusu milyarlar yıl önce uzaya buharlaştı. Bu nedenle Venüs’ün atmosferi bizim atmosferimizden 90 kat daha ağırdır.

1958 yılında Charles David Keeling atmosferdeki CO2’yi doğru bir şekilde ölçmenin yolunu bularak dünyamızı yok etmeye doğru ilerlediğimizi farketmiştir. Bu yükseliş, tarımın ve uygarlığın yükselişi sırasında seyreden CO2 seviyelerinden çarpıcı bir sapmaydı. Aslında Dünya yapılan araştırmalara göre geçmiş 3 milyon yıl boyunca böyle bir şey görmemişti…

ŞUNADA GÖZ ATABİLİRSİN

Karbondioksit CO2 Artışı

CO2 Yükselişi ve Geçmiş Verilerden Nasıl Eminiz ?

Kanıtlar suya yazılıdır. İklim bilimciler, Grönland ve Antartika’da ki buzulların derinliklerinden buz çekirdekleri çıkarıp araştırma yaparak gözlemlemişler. Buz katmanlarının içinde, oraya hapsolmuş durumda antik hava bulunmaktadır. Dünya’nın atmosferinin son 800 bin yıl boyunca geriye uzanan bozulmamış kaydını bu buzlar sayesinde okuyabiliriz. Tüm bu süre boyunca havada ki CO2 miktarı 30 binde 1’den yukarı çıkmadı. En azından 20.yüzyıla kadar… Ve hala hızlı ve sabit bir şekilde CO2 miktarı artmaya devam etmektedir.

Petrol, kömür, gaz yakarak Dünya’nın tüketebileceğinden çok daha hızlı bir şekilde CO2 üretiyoruz. Böylece atmosferde CO2 birikiyor ve dünyamız ısınıyor…

Neden farkında olamıyoruz?

Dünyamızın yok olduğunun.. yaşanabilecek başka bir gezegene gitmemizin çok zor olduğunun.. türümüzün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun.. neden farkında olamıyoruz?

Ülkeler, devletler, kültürler, diller, dinler kavramları ile daha öncesinde hayvanların yaşadığı bu gezegeni işgal ederek daha ne kadar yok oluşa tanıklık edeceğiz?

Bu Yazıya Tepkini Belirt
MUTSUZ
0
ŞAŞKIN
0
SEVDİM
1
SİNİRLİ
0
© 2007-2020 Faruk Toprak www.faruktoprak.com İçerikler izinsiz kopyalanamaz ve çoğaltılamaz.
Yukarı Kaydır