Şuanda Okuduğunuz İçerik
Yabancı Dillerde İçerik Pazarlaması Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken 5 Önemli Konu*

Yabancı Dillerde İçerik Pazarlaması Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken 5 Önemli Konu*

Facebook 140 dilde kullanılabilir, Google Arama Ağı 123 dilde kullanılabilir ve Youtube dünyanın her yerinde (bloklanan ülkeler hariç) kullanılmaya uygun. Dostum kısacası web dünyası multilanguage bir ortam. Yani tek dille kendini sınırlandırmamalısın.

Internet World Stats raporuna göre ilk olarak 985 milyon insan webi İngilizce kullanmaktadır, 771 milyon insan webi Çince dilinde kullanmaktadır ve 312 milyon insan ise İspanyolca dilinde webi kullanmaktadır. Bu da aslında içerik pazarlamasını yapılandırırken dikkat edilmesi gereken bir ölçüt bence.

Top 10 İnterneti En Çok Kullanan Diller

Dünya ortalamasında internetin 5’te 1’i Çinliler tarafından kullanılmakta ve yine Çinliler tarafından yaklaşık $1 trilyon dolar internetten para harcanıyor. Bu da yabancı şirketlere bu hareketli pazara girmek için altın değerinde bir fırsat sunuyor. Online pazarlamada Çin’de ya da diğer herhangi bir yabancı ülkede başarının ölçütü kesinlikle dildeki performansa dayalıdır diyebiliriz.. Localizing keywords yani anahtar kelimelerin düzgün yerleşimi ve web sitenizin varlığı başarının yarısını oluşturmaktadır. Geri kalanı ise oluşturacağınız içerik pazarlamasının stratejik başarısına dayanmaktadır. Bu yazımda size diğer dillerde nasıl daha yaratıcı içerik oluşturabiliriz ve başarıya nasıl ulaşabiliriz bunun ölçütleri nedir vb. kısaca bunlardan bahsedeceğim. Bunlardan bir kaçını zaten hali hazırda uyguluyor olabilirsiniz ama bu 5 stratejik çalışmayı da aynı anda uygulamanızı öneririm.

 1. Yeni Alanlar Bölgeler Arayın ve Keşfedin

Başarılı içerik pazarlaması oluşturmak istiyorsak ilk aşama kendimize doğru ülke, bölge ya da alan bulmalıyız. O ülke ya da bölgenin ürünümüz ya da servisimiz için doğru yer olduğuna kesinlikle emin olmamız gerekmektedir.

Yeni Bölgede Ne Ararız?

Öncelikle potansiyel müşterilerimizi bulmamız gerekir. Bunu yapmanın en iyi yolu daha önceden o bölgeden ürünümüzü ya da servisimizi almış kişilerle olan yeniden iletişim ve etkileşimimiz olacaktır. Biraz daha dipe inip o kullanıcılarla bir analiz gerçekleştirmemiz gerekir.

  • Günlük rutinler
  • Amaç / Problemler
  • Yönelimler / Engeller
  • Tercihler / Sorular
  • Etkileşim (onlara nasıl ulaşabilme)

Data oluşturmak için müşteri anketleri, müşteri görüşmeleri/ziyaretleri, web sitesi çıkış anketi vb. gibi raporları kullanabiliriz. Ayrıca müşteri hizmetleri departmanı ve satış ekibinden de buna dair birden fazla detaylı ve yararlı verileri de alabiliriz. Datayı oluşturduktan sonraki adım müşterilerimizin fikirlerini ve beklentilerini öğrenmektir.

Müşteri empati haritası (Customer Empathy Map) müşterilerimizin zihinlerinden geçenleri okumak için harika bir araçtır. David Gray tarafından geliştirilen müşteri empati haritası bize müşterilerimizin düşünceleri, duygu ya da hisleri, gördükleri, söylemek ve yapmak istedikleri , duydukları kısacası tecrübeleri hakkında bize bilgi sağlayacaktır.

Müşteri Empati Haritası

Müşteri empati haritasını oluştururken mümkün mertebede açık bir dille veri toplamayı ve renkli yapışkan notlar ile göze hitap edecek şekilde önemli bilgileri yapıştırmanızı öneririm. Bu haritaya objektif bir şekilde satış ekibinin verilerini ve diğer tüm web analytics verilerini aktarmanızı öneririm.

Bu haritayı oluşturduktan ve müşterilerinizi daha doğrusu hedef kitlenizi ölçümledikten sonra o yeni bölge ya da ülke de kararınızı verdikten sonra hedef kitle üzerinde daha ilgi çekici ve etkileyici içerik pazarlaması yapmaya uygun hale geleceksiniz.

2. Kültürel ve İnanç Farklılıklarının Üstesinden Gelin

Kültür ve inançlar çoğunluk üzerinde, tüketici satın alımlarında karar mekanizmasıdır. Yatırım yapacağınız ülkenin kültürünü ve diğer detaylarını öğrenmelisiniz; hatta o ülkede yaşayan birisini işe almanız bile sizi başarıya taşıyacak kriterlerden biridir. Bazen yapmayı planladığımız içerik pazarlaması o ülkede utanç verici bir hataya dönüşebilir. O yüzden bu konuda dikkatli olmanızı öneririm.

NIVEA’nın hatalı stratejiye sahip reklamını buna örnek olarak verebilirim. Peki NIVEA’nın hatası neydi? NIVEA “White Is Purity” ile ırkçılığa yol açacak bir reklam kampanyası oluşturdu. Ardından çok geçmeden hatasını anladıktan sonra şirket özür diledi ve reklamı yayından kaldırdı.

NIVEA Hatalı Reklam ve Paylaşımı

Bu tarz hatalardan kaçınmak için kesinlikle local bölgenin kültürünü ve inançlarını çok iyi biliyor olmanız gerekir.

Buna vereceğim bir diğer örnek ise şu olacak. Ramazan ayında Türkiye’de içki ve meyhane reklamlarının herkese açık bir şekilde yani spesifik bir hedef kitle olmadan yapılmaması gerekir. Çünkü Türkiye islamı kabul etmiş ve yaşam standartlarını islama göre düzenlemiş bir ülkedir. Bu tarz bir içerik ya da paylaşım islami toplumun dikkatini çekecek ve tepkileri üzerine toplayacaktır.

Arama motoru devi Google bunun farkında olmalı ki her ülke için ayrı bir Doodle yayınlıyor.

Peki farklı kültür ve inançlara sahip ülkelerde bu tarz problemlerin yaşanmamasını nasıl önleyebiliriz?

Bunu önleminin bir kaç yolu vardır.

  • Bölgeyi inceleyin. (temel kültür ve inançlar)
  • Sosyal medyalardan ülkeyi ve ülkedeki etkinlikleri takip ederek insanların davranışlarını ve düşüncelerini analiz edin.
  • Pazarlama mesajları yazımı için o ülkeden birisiyle çalışın. O ülkenin kendi dilinde ve üslubunda içerik yazabilecek birisi.
  • Mesajların ve içeriğin verimliliğini ve detaylarını test etmek için bir kaç uzman kültürü bilen kişileri kiralayın.

Hatırlatma; çoğu insan kültür ve inançlarına yürekten bağlı olup bu konu tüketicilerin satın alım kararları üzerinde gerçekten önemlidir. Pazarlama stratejilerinizde başarıya ulaşmak istiyorsanız bu maddeyi kesinlikle atlamamanızı öneririm.

3. Mesajınız Basit ve Anlaşılır Olsun

Hani ülkemizde bir laf vardır …… bilmem kime anlatır gibi anlat 🙂 İşte mesajınızda gerçekten böyle olmalıdır. Net, temiz ve anlaşılabilir olmalıdır.

Peki bunu nasıl sağlayabiliriz ?

  • Çevirilerinizi asla ama asla Google Translate gibi çeviri web sitelerinden ya da uygulamalardan yapmayın. Bunun için o bölgenin dilini en iyi şekilde konuşan ve yazabilen kişilerle çalışın. İşte Türkiye’de yabancı kurumsal firmaların çalışanlarında İngilizce biliyor olma arama şartı bu yüzden vardır. Yoksa o firma kendi ülkesinden de insanları buraya getirebilir ve işe alabilir. Ancak firmalar yerel bölge halkı ile çalışıp dili ve kültürü iyi bilen kişilerle daha iyi sonuç ve performans elde etmek istemektedir. O yüzden İngilizce bilmiyorsanız mutlaka İngilizcenizi geliştirin.
  • Tone of voice etkili kullanın. Tone of voice markanın iletişim dili ve üslubudur. İçerik dili (voice), tonu (tone), stili (style). Burada vurgulamak istediğim tüketicinin halinden en iyi biz anladığımız vurgulayacak metinler ve içeriklerdir.

Ayrıca marka bilinirliliği için teknik açıdan bu maddeyi açacak olursak, web sitenizin SEO tarafında yerel anahtar kelimelerin doğru yerleştirildiğinden mutlaka emin olmanız gerekir.

4. İçerik Paylaşımları İçin Doğru Platformları Bulunuz

Yabancı ülkelerde içerik paylaşımları için 4 tane kanalınız var. Bunlar;

  1. Owned: Sahip olduklarınız. Yani websiteniz, email adresleriniz, blog sayfalarınız, uygulamalarınız, topluluklar vb. gibi.
  2. Shared: Youtube kanalınız, sosyal medya hesaplarınız vb.
  3. Earned: Yerleştirilmiş içerikler, markanızı savunanlar, uzman websiteleri, sizi destekleyenler vb.
  4. Paid: PPC, Sponsor içerikler, sosyal medya reklamları, blog ve vloglar, partnership reklamları, display reklamlar vb. gibi.
İçerik Paylaşım Platform Analizi

Bu kanalların hepsinde çalışmanız gerekmektedir. Eğer bazı kanallarda iyi bir pozisyona sahipseniz diğer kanallara yani iyi olmadığınız kanallara yoğunlaşmanızı öneririm.

ŞUNADA GÖZ ATABİLİRSİN

Burada önemli nokta sosyal medya üzerinde çalışırken kendinize yeni alanlar oluşturmanız gerekebilir. Örneğin; TENCENT QQ Çin’de baya popüler sosyal medya ortamı ya da Vk.com Rusya ve Ukrayna için gibi.

İçeriğin dağıtımında popüler forum sitelerini ya da websitelerini kullanmanızı öneririm. Örneğin Türkiye’de pazara girecek bir firma eksisozluk ya da onedio da mutlaka içerik paylaşımı yapmalıdır. Tabi bu da yeniden blogger ve içerik yazarlarının önemini arttırmaktadır.

5. Başarınızı Ölçün

Tüm çalışmaları yaptık bitti diye bir kavram maalesef hiç bir alanda yok. Yaptığımız tüm çalışmaları, paylaşımları en ince detayına kadar ölçümlemeliyiz. Burada diğer marketing ölçümlerinde olduğu gibi başarı ölçütümüz (ROI) yani Return On Investment türkçesiyle Net Yatırım Getirisi olacaktır.

İçerik pazarlama stratejinizi geliştirmek için mutlaka ileriye dönük hedeflerinizi oluşturmanız gerekmektedir.

Hemen hemen tüm markalar için ortak başarı hedefi olarak kabul edilenler şunlardır;

  • Yabancı ülkede marka bilinirliliğinizi oluşturun ve arttırın.
  • Kendi local websitenize daha fazla ziyaretçi çekin.
  • Yabancı ülkede potansiyel müşterilere daha fazla satış hacmi.
  • Yabancı ülke tüketicilerinin devamlı müşteriye dönüşmesi.

B2C Content Marketing Trends 2017’ye göre pazarlamacıların %74’ü içerik pazarlama ile marka bilinirliliğini arttırmayı istemektedir.

Pazarlamacıların İçerik Pazarlama İle Ulaşmak İstediği Hedefler

İçerik pazarlamanız için hedeflerinizi kararlı bir şekilde oluşturdukan sonra bu hedefleri doğru bir şekilde izleyebilmeniz için (KPIs) Key Performance Indicators türkçesi Anahtar Performans Göstergesi düzeltmeniz ve geliştirmeniz gerekmektedir.

Yukarıdaki anket sonucuna göre KPIs gelişimi ya da oluşturulması için örnek çalışma aşağıdaki gibi yapılabilir.

KPIs Örnek Çalışma

Kampanyanızı ve içeriğinizi sürekli optimize ederek geliştirip, muhteşem performans elde edebilirsiniz.

Sonuç olarak yabancı ülke ya da ülkelerdeki potansiyel müşterilerinize ve başarıya ulaşabilmek için bu 5 madde gerçekten çok önemlidir. Eğer bir sorunuz varsa bana ulaşabilirsiniz.

© 2007-2020 Faruk Toprak www.faruktoprak.com İçerikler izinsiz kopyalanamaz ve çoğaltılamaz.
Yukarı Kaydır